DIŞARIDA YEMEK YEME

Normal yemek yemeye başladıktan sonra sosyal yaşamın içinde olan her birey gibi dışarıda yemek yeme zorunda kalacağınız durumlar olacaktır. Hatta belki de iş temponuz nedeniyle bir ya da iki öğününüzü dışarıda yiyeceksiniz. Burada birkaç sıkıntı ile birden karşılaşılıyor. Bence birinci ve en önemlisi, ameliyat sonrası yiyebileceğiniz porsiyon boyutunda yemek bulmanız imkânsız. Restoranların çocuk menüleri bile sizin için bitirilmesi mümkün olmayan bir menü.

Aslında burada henüz keşfedilmemiş niş bir alan var. Küçük porsiyonlar ile servis edilen, mide ameliyatı olmuş kişileri hedef kitle seçen bir restoran modelinin iyi bir iş olacağını düşünüyorum.  Her ne kadar hedef kitlesi ameliyat olmuş  kişiler olsa da, bu kişilerin beraberindeki kişilerin de minik porsiyonlar ile yemek yemekten keyif alacağı ve düşmüş  maliyetler nedeniyle bir süre sonra bir akım olarak önümüze çıkması olmayacak bir şey değil. Şu anda ise istediğiniz az çorbayı bile bitirememiş olmanın verdiği rahatsızlık ve garsona olayın yemeği beğenmeme  olmadığını anlatma sıkıntısı, her ifade etmeye çalışırken ameliyatınızı söyleyip söylememe tereddütü insanı yoruyor biraz.

Dışarıda yemek yeme ile ilgili ikinci önemli nokta yemeğin içeriği. Özellikle karışım yemekler, yani çorba vs gibi tencere yemeklerinde karşınıza çıkıyor bu sorun. Örneğin sipariş ettiğinizin mercimek çorbasının içinde un veya patates olup olmaması, köftede ekmek ya da galeta olup olmadığı gibi önceden önemsemediğiniz ayrıntılara dikkat etmeye başlıyorsunuz. Böyle olunca doğal olarak içeriğinden az çok daha emin olduğunuz gıdalara yöneliyorsunuz. Izgara et, salata benim için dışarıda yemek deyince en favori öğünlerim oluyor.  Zaman geçtikçe insan başlangıçta, hem garip hem de zor gelen bu sürece gayet güzel adapte olup hayatına devam edebiliyor.